Okula Uyum Süreci

Okul öncesi dönem, 0-6 yaş arası, çocuğun gelişimi için büyük önem taşımaktadır. Bu dönem çocuğun duygusal, zihinsel, sosyal ve fiziksel beceriler kazandığı bir dönemdir. Aynı zamanda bireyselleşmeye başlayan çocuk, kişiliğinin temelini de bu dönemde atar.Çocuk için sosyal ilişkiler ilk ailede şekillenmeye başlar. Sonrasında alınan anaokulu eğitimiyle birlikte sosyalleşme artar ve arkadaşlık ilişkileri önem taşımaya başlar. Bu nedenlerden dolayı bir çocuğun hayatında okul öncesi eğitimin önemi oldukça büyüktür.Okula başlamak, hem çocuk için hem de aileler için heyecan verici ve bir o kadar da önemli bir süreçtir. Çünkü çocuk ilk kez aileden ayrılmakta ve yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışmaktadır. Bu süreçte yaşanabilecek sorunların doğal ve geçici olduğu unutulmamalıdır.

Uyum süreci, aileye ve çocuğa göre şekillenmektedir. Bu sürecin sağlıklı bir biçimde yaşanması için dikkat edilecek bazı noktalar;

  • Ebeveynlerin doğru kurumu seçmiş olmalarının düşüncesiyle birlikte okula güvenilmesi en temel maddelerden biridir.
  • Uyum dönemi bir süreçtir ve ebeveynlerin de bu sürece duygusal olarak hazır olması önemlidir. Çocuk ayrılma sürecinde ebeveynlerinin üzüntüsünü, kaygısını hissederse bu durum uyum sürecini zorlaştırabilir. 
  • Çocuk okula başlamadan önce birkaç kez okulu ziyaret edebilir, öğretmeniyle tanışabilir ve bahçede vakit geçirebilir. Bu durum uyum sürecine katkı sağlayacaktır. Bu süreçte okul için alınacak kıyafetler için veya yapılacak kırtasiye alışverişi için çocuğun katılımı planlanabilir.
  • Uyum sürecinde; anne-baba ve çocuk arasında “karşılıklı güveni” oluşturmak ve çocuğun kaygı düzeyini en az düzeyde tutmak süreç için önemli bir adımdır. 

Örneğin ; zaman kavramı anlayacağı dilden aktarılmalıdır. “Seni saat 14:00’ de alacağım.” denildiğinde o saati 5 dakika bile geçmemelidir. “ Sen sınıfına gir ben seni aşağıda bekliyorum.” ifadesi kullanıldıysa ebeveyn çocukla vedalaşmadan, haber vermeden kurumdan ayrılmamalıdır ve verilen sözler tutulmalıdır.

  • Uyum sürecindeki ilk günler okulda kalma süresi uzun tutulmayabilir. Çocuğun okulu keyif aldığı, mutlu olduğu bir yer olarak hissetmesi, düşünmesi okula daha kolay adapte olmasını sağlayacaktır. Bu nedenle okulda kalış süresi çocuğa göre yavaş yavaş arttırılabilir.
  • Süreç içerisinde çocuğun sorduğu sorularla karşılaşabilirsiniz. Bunları cevaplamak önemlidir. Çünkü çocuğun soru sormasının amacı; kendisini rahatlatmak içindir. O anda cevap veremeyeceğinizi düşündüğünüz sorular için “Bu sorunun yanıtını bilmiyorum, yanıtı öğrenip seni bilgilendireceğim.” şeklinde konuşmalar yapılabilir.
  • Kararlı ve tutarlı olmak bu süreçte de çok önemlidir. Belli bir süre sonra çocuk ağladığı için, “ Tamam bugün okula gitme.” demek doğru değildir ve çocuk da , “ Ağladığım için istediğimi elde ettim” düşüncesi oluşturur. Bunun yerine daha empati içeren cümlelerle konuşulmalıdır.

 Örneğin; “ Seni anlıyorum, heyecanlısın ve senin için zor farkındayım. Ama ben yanındayım ve sana güveniyorum.” gibi cümlelerle çocuğun sakinleşmesi sağlanabilir ve onu  anladığınızı hissettirebilirsiniz.

  • Süreçte okul ve ev arasında bağ kurulması amacıyla, öğretmenin de bilgisi dahilinde uygun bir nesne ya da oyuncak okula getirilebilir.
  • Okuldan alınan çocukla birlikte, çocuğun istekleri doğrultusunda keyifli güzel zaman geçirmek faydalı olacaktır.
  • Okulda bir günün nasıl geçtiği hakkında bilgi almaya çalışırken sorgulayıcı olmaktan kaçınılmalıdır. “Ağlamadın değil mi?”, “Bir problem mi var yoksa?” gibi yönlendirici, sorgulayıcı sorulardan uzak durmak doğru olacaktır. 
  • Veda süresini uzatmak, kucağa almak gibi davranışlar ayrılma süresini uzatarak sürece olumsuz etki yapmış olur.
  • Veda anında “ Ağlarsan, bir yerin ağrırsa seni alırım.” gibi  cümlelerden kaçınılmalıdır. Tam tersine , “Bir sorun olduğunda öğretmenine söyleyebilirsin. Gerekliyse o beni arar.” diyerek öğretmene duyulan güven çocuğa hissettirilmelidir.
  • Çocuğun okula başladığı dönem duygusal açıdan rahat, kendini güvende hissettiği bir zaman olmalıdır. Ona ek olarak kaygı ve stres yaşatacak durumlar olmamalıdır.
  • Okula uyum süreci boyunca anne, baba bir anda ortadan kaybolmamalıdır. “ Hoşça kal” diyerek kısa bir vedadan sonra ayrılık süreci başlamalıdır.
  • Çocuğa okulu, ödül ya da ceza olarak göstermek doğru değildir. “Ağlarsan seni okuldan almam.”, “ Böyle yaparsan seni bir daha okula getirmem.” gibi cümleler çocuğun kafasında oluşacak “okul” kavramını karmaşık hale getirebilir.
  • Uyum sürecinin ilk günlerinde uyku ve yemek düzeninde bozulma, ağlama, okul hakkında bahaneler bulma  ve ebeveynlerden birine normalden daha fazla bağlanma gibi durumlar görülebilir. Bu davranışlara , tepkilere karşı sabırlı ve anlayışlı olmak gerekir.

Unutulmamalıdır ki, okula uyum süreci ; zaman, sabır gerektiren bir süreçtir ve her çocuğun uyum süreci birbirinden farklıdır. Bu süreç çok sağlıklı bir şekilde yaşanabilir ve en temelde de karşılıklı güven geliştirilmelidir.

                                 Çocuk Danışmanlıkları hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

Okul sürecinde çocuklarınızla daha verimli etkinlikler yaparak hem eğlenmek hem öğrenmek sizlerin elinde. Bu süreçte kendinizi eğitimlerle desteklemek ve detaylı bilgi almak için tıklayın.

 

Paylaşmak İster misiniz?
error


Bir cevap yazın

Facebook
Instagram
× WhatsApp