Madde Kullanımı Danışmanlığı

Alkol ve madde ile ilgili bir sorun mu var? Yalnız değilsin. Yardımcı olmaya hazırız.

Hemen Ara!    0530 799 73 41

Randevu Al!    0262 332 18 41

Bağımlılık nedir?

Bağımlılık, bir maddenin yaşamı ve sağlığı olumsuz etkilemesine rağmen kullanımına devam edilmesidir. Bağımlılığın bir tanımı da, maddeyi kullanmaya başladıktan sonra kişinin kendisini durduramamasıdır. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve bu hastalığın mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Bağımlılığın davranışsal, sosyal, biyolojik ve genetik nedenleri vardır; ancak hiçbir neden bağımlılığı tek başına açıklamaya yeterli değildir.
Madde kullanımının bağımlılığa dönüşmesinde birçok etken olmasına rağmen, bu temelde biyolojik bir süreçtir. Kişinin ruhsal özellikleri, genetik yatkınlığı, çevresel faktörlerin etkisi, maddeye ulaşabilirliği, aile yapısı, toplumsal çevresi ve kültürel özellikleri, kişinin madde kullanmaya başlamasında ve bu kullanımın bağımlılığa dönüşmesinde en önemli etkenlerdir.

Bağımlılık nasıl gelişir?

Bağımlılık bir kısır döngüdür. Kişi önce maddeye karşı merak duyar, ama öte yandan dada maddenin etkilerinden korkar. Eğer merak korkuyu yenerse, “bir kereden bir şey olmaz” diyerek madde kullanmaya başlayan kişi, bir kere denedikten sonra asla kullanmayacağını sanır. Fakat beklenen son bir türlü gelmez. Bundan sonraki aşamada kişi madde kullanımı ile ilgili sorununun olduğunu inkâr eder ve kontrolün kendi elinde olduğunu, maddeyi istediği zaman bırakabileceğini zanneder ve buna inanır. Etrafındaki kişilerin uyarısı, onun için evhamdan öte bir şey değildir. Madde bağımlılığı gelişen kişiler, bağımlısı olduğu maddeleri tasarladığından daha fazla almaya başlarlar.

Bırakmak ya da kontrollü bir şekilde kullanmak için sürekli boşa çıkan bir çaba içine girerler. Kullandıkları maddeleri temin etmek, kullanmak ya da etkilerinden kurtulmak için çok fazla zaman harcarlar.
Bunun sonucu olarak da rutin işlerini aksatırlar. Öğrenciler, okula devam sıkıntısı ve akademik performans düşüklüğü yaşarlar; aileleri ile çatışmaya girerler. Arkadaş grupları değişir; eve geç gelmeye, yalan söylemeye, zamanlarının büyük bir bölümünü odalarında geçirmeye başlarlar. Erişkinler ise iş yerlerinde sorun yaşamaya başlarlar; ailelerine yeterince zaman ayırmazlar ve onları ihmal ederler; onlarla sürekli çatışma ve tartışma hâlinde olurlar. Tüm bunlara ek olarak, fiziksel ve psikolojik sorunlarının olduğunu bildikleri hâlde madde kullanmaya devam ederler. Defalarca bırakmak için karar verirler; ancak bir türlü başaramazlar. Başaramadıkları için, suçluluk ve başarısızlık hislerine kapılırlar. Bu hislerden kurtulmak için daha fazla madde alırlar.

MADDE KULLANIMINA EŞLİK EDEN PSİKOLOJİK SORUNLAN NELERDİR?

Madde kullanımı ve Duygudurum Bozukluğu
Alkol veya uyuşturucu kullanımına en sık eşlik eden psikiyatrik hastalıklardan birisi duygudurum bozukluğudur. Madde bağımlılığı ve duygudurum bozuklukları arasında karşılıklı bir ilişki vardır. Madde kullanımı depresyon ve mani dönemlerine neden olabilir. Diğer yandan da duygudurum bozukluklarında madde kullanımı oldukça sık olup bu grup hastalıklar bağımlılık için risk faktörü olarak değerlendirilmişlerdir. Madde kullanımının yol açtığı depresyon belirtileri diğer depresyon belirtileri ile aynıdır. Madde kullanımı beyinde kimyasal değişimler yaparak keyifsizlik, hiçbir şeyden zevk almama, boşluk hissi, ilgi kaybı, sinirlilik, iştah değişiklikleri, uyku sorunları,
kilo kaybı ya da aşırı kilo alınımı, yorgunluk ve suçluluk duyguları, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, ölüm ve intiharla ilgili düşüncelere neden olabilir. Duygudurum bozukluğunun bir diğer ucu olan manik dönemler de yine madde kullanımına sık eşlik etmektedir. Madde kullanımının yol açtığı manik belirtiler coşku, artmış enerji hali, tahammülsüzlük, yüksek sesle ve hızlı konuşma, konuşma miktarında artış, uykusuzluk, seksüel davranış artışı, aşırı para harcama sayılabilir. Madde bağımlılığın tedavisi ile bu belirtiler düzelebileceği gibi bazı yatkınlık gösteren kişilerde duygudurum bozukluğuna yönelik tedavi gerekebilmektedir.

Madde Kullanımı ve Psikoz
Nikotin, alkol ve uyarıcı dediğimiz psikostimulan maddeler psikotik hastaların en sık kullandığı maddelerdir.
Kimi araştırmalarda şizofreni hastalarının %70’den fazlasının sigara içtiği, %30’dan fazlasının alkol kullandığı, %20’den fazlasının da esrar kullandığı ortaya konulmuştur. Hastalara sorulduğunda, çoğu self-medikasyon (sıkıntılarını giderme amacı ile) için kullandığını dile getirir. Alkolü rahatlatıcı etkisi nedeni ile esrarı “hoşnutsuz hâlden kurtulma” nedeni ile kullandıklarını söylerler. Öte yandan esrar ve türevlerinin, yatkınlığı olan bireylerde psikotik bozukluğun gelişmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. LSD, Metamfetamin, Kokain, Ekstazi gibi uyarıcı maddelerin halüsinasyonlara neden olduğu bilinir.

Madde Kullanımı ve Depresyon
Majör depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık dörtte biri madde kullanım bozukluğu ek tanısını da almaktadır. Genç yaşta alkol ve diğer uyuşturucu maddeleri kullanan bireylerin ilerleyen dönemlerde depresyon geliştirme riskinin bu tür maddeleri kullanmayanlara göre daha fazla olduğu da bilinmektedir. Maddenin yoksunluk döneminde ortaya çıkan bulguları ile depresyonun bazı bulguları arasında benzerlikler olabilir; bu nedenle tanı çoğu zaman atlanabilir. Ayrıca madde kullanan bireylerin depresyonuna kaygı ve uykusuzluk sıklıkla eşlik eder.
Madde kullanımı ve depresyonun birlikteliği intihar açısından ciddi bir risk teşkil eder. Bu nedenle bu hastaların en azından ilk haftalarda yatarak tedavi görmelerinde yarar vardır.

Madde Kullanımı ve Anksiyete Bozuklukları
Toplumda kadınlarda %30, erkeklerde %20 olan kaygı bozukluğu hastalığının yaygınlığı, bağımlılarda %50 civarındadır. Madde kullanımı ve diğer psikiyatrik bozukluklar iç içedir. Bir örnek verilecek olursa, madde kullanım bozukluğu olan bireylerin %4,5’inde panik bozukluk, panik bozukluğu olan bireylerin %16’sında madde kullanım bozukluğu tespit edilmiştir.

Madde Kullanımı ve Erişkin Tip Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozuklukları
Erişkin tip dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı olan bireylerin yaklaşık %20’sinde madde kullanım bozukluğu ek tanısının varlığı, %50-60 civarında da eşlik eden nikotin bağımlılığının varlığı tespit edilmiştir. Öte yandan alkol, kokain veya eroin bağımlılığı olan hastaların yaklaşık %50 civarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olduğu ortaya çıkmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin getirmiş olduğu dürtüsellik ve “aşırı meraklı olma” durumu nedeniyle ergenlik dönemindeki çocukların büyük bir kısmı alkol, sigara, esrar gibi birçok maddeyi denemiştir.

DEHB olan gençlerin erken tanı ve tedavisi bağımlılığa doğru gidişi önleme anlamında kritik önem taşır. Dikkat ve konsantrasyon bozukluğu yaşayan bu gençler, kullandıkları maddelerin bellek ve diğer üst düzey beyin işlevleri üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle tedaviye uyum sağlamakta güçlük yaşarlar. DEHB olmayan bireylere göre motivasyonları daha düşüktür ve tedavide kalmaları çok daha zordur.

Madde Kullanımı ve Yeme Bozuklukları:
Yapılan çalışmalar, madde kullanım bozukluğunun tıkınırcasına yeme bozukluğu ile ilişkili, anoreksi ile ilişkisiz olduğunu göstermektedir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu olan bireyler daha çok uyarıcı, idrar söktürücü (diüretik), ishal yapıcı (laksatif) gibi maddeleri kötüye kullanırlar. Kilo almayı engellediğini düşündükleri için, bu bireylerde nikotin bağımlılığı da sıkça gözlenmektedir.

Madde Kullanımının Yol Açtığı Uyku Bozuklukları:
Alkol ve diğer madde bağımlılıklarından kurtulmaya çalışan birçok hastanın ortak bir sorunu da uyku ile ilgilidir.
Zira belli bir zaman sonra uyku sorunu tekrar alkol- madde alımına bile neden olabilecek kadar şiddetli ve belirgin bir bozukluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Alkol-madde kullanımına bağlı 4 çeşit uyku bozukluğu görülür:
İnsomnia tipi: Bu alt tip, primer olarak uykuya dalmakta güçlük çekme, uykuyu sürdürmede zorluk ya da dinlendirici uyku uyuyamama ile karakterizedir.
Hipersomnia tipi: Bu alt tipte, önde gelen şikayet aşırı uykulu
olma durumudur.
Parasomnia tipi: Bu alt tip, primer olarak uyku ya da uyku geçişleri ile ilişkili olarak ortaya çıkan anormal davranışsal olaylarla belirli uyku bozukluğunu gösterir.
Karışık tip: Bu alt tip, birçok uyku bozukluğu belirtileri ile karakterize genel tıbbi bir duruma bağlı uyku bozukluğunu belirtmek için kullanılır.

Yardım almak için;

Hemen Ara!    0530 799 73 41

Randevu Al!    0262 332 18 41

Paylaşmak İster misiniz?
error


Facebook
Instagram
× WhatsApp