Çocuklarda Yeme Bozukluğu

cocuklarda-yeme-bozuklugu

Çocuklarda Yeme Bozukluğu

ÇOCUKLAR NEDEN YEMEK YEMEK İSTEMEZ?

Günümüz ebeveynlerinin en sıkıntı duyduğu konulardan biri de çocuktaki iştahsızlık problemidir. Carlos Gonzales bu konuda şöyle söyler; ‘İştahsızlık, bir çocuğun yedikleri ile ailesinin ondan yemesini bekledikleri arasındaki denge sorunudur’. Bazen durum bundan ibaret olabiliyor. Bazen de ciddi anlamda yeme bozukluğu olduğunu tesbit ediyoruz.

Çocuğun yemek yememesi ne zaman sorun olur?

Ciddi kilo kayıpları, halsizlik,dikkat dağınıklığı, çocukta baş ağrıları, cilt renginde değişim gibi gözle görülür sonuçlar ortaya çıkarsa acilen bir doktor desteği gerekmektedir. Ancak bedensel hiç bir sorun yoksa, buna rağmen yemek yemeden kaçıyor ,size bu durum eziyet haline geliyor ve kafanıza takılıyorsa bir uzmandan destek alabilirsiniz. Besleme, yemek yeme keyif verici olmalıdır. Eğer çocuğunuza bu durum işkence gibi geliyorsa yemek yemeden kaçacaktır. Fazla ısrar ve endişe çocuğu ürkütebilir. Çocuk dirençsel olarak  bir tepki verecektir. Ve yemeklerden kaçmaya başlayacaktır.

Anne – Baba olarak ne yapmalıyız?

Bizler ebeveyn olarak neler yapmamalıyız öncelikle bunu bilmek gerekmektedir. Bunlar; Israr,Rüşvet ve Ceza.

Her ne kadar zorlansak da çocuğa ısrar etmememiz gerekmektedir.

Evinizde paketlenmiş ve tokluk hissi oluşturacak hiç bir gıda malzemesi bulundurulmaması gerekmektedir.Yemeği reddeden çocukla tartışma içerisine girmeyin. Çocuk elbette ki açıkacaktır. Aç olduğunu söylediği an da yemeğini hazırlayın ( sağlıklı, sevdiği yiyecekler) .

Çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasında ebeveynlerin tutarlılığı ve doğru örnek olmaları önemlidir. Örneğin, yemek saatlerinde bütün aile bireylerinin sofrada birlikte oturması büyük önem taşımaktadır. Anne ya da baba yemek seçici ise veya yemek sırasında çocuk üstüne dökmemesi, etrafa sıçratmaması için sürekli uyarılıyorsa olumlu alışkanlıklar geliştirmesi zorlaşacaktır. Yararlı besinleri yemesi halinde ödül olarak pasta, tatlı, çikolata, şekerleme önerilmesi, bu gıdaların daha çekici olmasını önlemek açısından yasaklanması da uygun değildir.

Vitamin ve mineraller sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarındandır. Eksiklikleri, vücutta farklı hastalık ve bozukluklara sebep olmaktadır. Vitaminler için temel kaynaklar sebze ve meyvelerdir. Mineraller ise yapıcı ve düzenleyici göreve sahiptir. Çocuklar için en önemli mineraller kalsiyum ve demirdir. Kalsiyum ve demiri sağlayan süt ürünleri, kuru yemişler, yeşil yapraklı sebzeler ile et diğer mineral ihtiyaçlarını da karşılamak için yeterli olacaktır. Bu yaşlarda kalsiyum ihtiyacının karşılanması için günde en az 2 bardak süt içilmesi sağlanmalıdır.

Beslenmede günlük öğünlerden en temel olanı kahvaltıdır. Bütün gece süren açlıktan sonra, vücut ve beyin güne başlamak için enerjiye gereksinim duymaktadır. Kahvaltı yapılmadığı takdirde dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olmaktadır. Bu nedenle güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltı ile başlamak öğrencilerin okul başarısının artmasında son derece önemlidir. Çocukların her sabah düzenli olarak kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmelidir.

Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi, düzenli olarak ana ve ara öğünlerin tüketilmesi ile mümkündür. Bu nedenle, öğün atlanmamalıdır. Günlük tüketilecek besinlerin 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır. Ara öğünlerde tüketilmesi için çocukların beslenme çantalarına taze ve kuru meyveler, kuru yemişler, süt, evde yapılmış kek, poğaça gibi yiyecekler konmalıdır. Asitli içecekler, çikolata, hazır kekler, şekerlemeler, cips gibi yağlı ve tuzlu atıştırmalıkların sağlık üzerine etkileri anlatılıp, sürekli tüketiminin alışkanlık haline gelmesi önlenmelidir.

Öğle öğününde fast food olarak adlandırılan hamburger, patates, kola gibi hızlı gıdalar yerine kırmızı et veya beyaz et ile yapılmış sebze ya da bakliyat yemekleri, çorba, pilav, makarna ile meyve çeşitleri tüketmek çok daha besleyici olur. Özellikle kakaolu gıdalar ve çikolatanın reflüyü tetikleyici etkisi bulunması sebebi ile sınıflarda ödül olarak çikolata verilmemesi, doğum günü kutlamalarında çikolatalı pasta yerine bol meyveli pastaların tercih edilmesi gerekir.

Çocuklarda sağlıklı büyümenin sağlanması için her besin grubundan mutlaka alınmalıdır.

Öğün atlanmamalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yapılan çalışmalarda okul başarısıyla ilişkisi belirlenmiştir.

Günlük en az 500 ml süt veya süt ürünü tüketilmelidir. Özellikle evde yapılmış yoğurt tercih edilmelidir.

Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih edilmelidir. Posa içeriği yüksek ve glisemik indeksi daha düşüktür. Aynı şekilde pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih edilmelidir.

Margarin yerine zeytinyağı ve tereyağı tercih edilmelidir.

Balık tüketimi arttırılmalıdır.

Yumurta protein yönünden çok zengindir ve mutlaka tüketilmelidir.

Taze meyve- sebze tüketimi arttırılmalıdır. Meyve sadece suyu yerine, posasıyla tüketilmelidir.

Abur cubur tüketimi mutlaka engellenmelidir. Sağlıklı atıştırmalık olarak kuru meyveler, hurma ve kuru yemiş kullanılabilir.

Demir eksikliğine bağlı, kansızlığı engellemek için demir içeriği yüksek gıdalar tüketilmelidir. Demir içeren gıdalar, demir emilimini engelleyen gıdalarla beraber tüketilmemelidir. Çay, unlu gıdalar, süt ve süt ürünleri bağırsaklarda demir emilimini azaltacağı için beraber tüketilmemelidir. C vitamini içeriği yüksek olan meyveler, demir içeriği yüksek gıdalarla beraber tüketilebilir.

Şeker tüketimi azaltılmalıdır. Sütlü tatlılar tercih edilebilir. Şeker içeriği yüksek olan kola, gazlı içecekler ve hazır meyve suyu tüketilmemelidir.

Fast food tarzı besinler engellenmelidir.

Katkı maddeli yiyecekler tüketilmemelidir.

Tuz tüketimi azaltılmalıdır. Günlük en fazla 6 gr tuz tüketimine izin verilebilir. İyotlu tuz tercih edilmelidir.

Çocuklar güvenilir yerlerden ve güvenilir markaları tüketmesi adına bilinçlendirilmelidir.

Çocuklarda beslenme düzenlenmesinin yanında kilo takibi mutlaka yapılmalıdır. Bilgisayar ve televizyon kullanımının artmasıyla fazlalaşan hareketsiz hayat tarzı tüm dünyada obezitenin artışına sebep olmuştur. Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen vakit kısıtlanarak spora ayrılan süre arttırılmalıdır.

Sağlıklı beslenmeyi sağlamak için aile ve öğretmen iletişim içinde olmalı, kantinde satılan yiyecekler mutlaka denetlenmelidir.

Ancak çocuğumuzun sürekli yanında olup onu denetleyemeyeceğimiz için ev içinde ona örnek olarak eğitime başlayabiliriz. Kısıtlamaları neden yaptığımızı açıkça anlatmalı ve zararlı yiyeceklerin yerine onlara alternatif olacak sağlıklı seçenekler sunmalıyız.

ÇOCUK GELİŞİMİ İÇİN ÇOK YEMESİ DEĞİL , SAĞLIKLI VE  DENGELİ BESLENMESİ GEREKİR.

Çocukların sağlıklı olması için tek etkenin beslenme olmadığını, sevgiye de ihtiyaç duyduklarını bilmek gerekir. Başkalarının yanında ‘ benim çocuğum hiç yemek yemez ‘ gibi cümleler kurmamaya özen gösterin. Sofra hazırlarken tabak bardak gibi konularda fikir vermesine izin verin.

Çocuğunuzu hiç bir konuda yetersiz hissettirmeyin. Onu her zaman destekleyin.

Eğer siz çocuğunuzu sürekli uyarır ve onaylamazsanız çocuk kendini değersiz hissederek dış dünyaya da kapatır. Zaman zaman yemek yemek istemeyebilir. Hayattan keyif almayabilir. Bu yüzden de çocuğunuza karşı ilk vermeniz gereken şey, besinden önce sevgidir. Sevildiğini bilen mutlu bir aile ortamında yaşayan çocuk hiç bir zaman kendini ötekileştirmez. Çocuğa saygı duymalı ve her zaman desteklenmelidir..Kocaeli Aile Danışmanlık merkezimizde her türlü soru sorun ve görüşleriniz için sizleri bekliyoruz.

AİLE DANIŞMANI 

Nasıl yardımcı olabiliriz?

Bize mesajınızı iletin, sizi arayalım

Paylaşmak İster misiniz?
error

Çocuklarda yeme bozukluğu hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçin

Paylaşmak İster misiniz?
error
Facebook
Instagram
× WhatsApp